Perşembe, 27 Temmuz 2017

Cihâda Çıkmaya Karar Verenler İçin 10 Nasihat

Jabhat al-Nusra 2

Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla…

Hamdlerin en büyüğü Yüce Allah’a, salat ve selam O(c.c.)’nun nebisinin üzerine olsun!

Hiç şüphesiz cihad, kulları için Allah(c.c.)’ın en büyük nimetlerinden, O’na ibadetin en güzel yollarından biri ve kendisini ihlasla yerine getiren için en büyük mükafatları getirecek şeylerden biridir. Bu yola giren biri, evvela kendisine bu fırsatı nasip eden Allah-u Teala’ya şükretmelidir.Bazı şahsî tecrübeleri edinmemin ardından ribat ve cihad yoluna girmeye karar veren kimseler için birtakım önemli hususları not etmek istedim. Aldığım bu dersleri sevgili kardeşlerimden mahrum etmeyi onlara bir nevi ihanet sayarım.

Bu 10 ders şunlardır:

1) İlk ve en önemli olanı; Yüce Allah’ın huzurunda ihlaslı olmak, yalnız O(c.c.)’nun rızası için yola çıkmak, fitne kalmayıp O(c.c.)’nun adı en yüce olana dek sonuna kadar mücadele etmek. Hatırla ki ey kardeşim; yanlış niyet, senin cihadını Allah katında geçersiz kılabilir. Dahası, eğer kalbinde sana cesur denilmesi ve benzeri arzular varsa bu cihadın, kıyamet günü Allah katında cezaya sebep de olabilir.Böyle bir akıbetten Allah’a sığınırız. Yine hatırla ki; cihada çıkış, sadece bir arkadaşının cihada gidişi veya şehid oluşundan etkilenme sebebi olmamalıdır.

2) Psikolojik yönden hazır olmak. Önümüzdeki yolun pek çok zorluk ve tehlikelere sahip olduğunu kavramak ve bunlara karşı hazırlıklı olmak. Bugün mücahid kardeşlerden pek çoğu, cihad cephelerinden parıltılar saçıyor, Allah kendilerini mükafatlandırsın! Allah’ın düşmanlarıyla olan savaşta neler olup bittiğine dair materyalleri internet ortamında bulmak artık zor değildir. Allah yolunda ve O’nun dinini zafere ulaştırmak adına bu yola çıkan herkes bilmeli ki; neşidler ve video klipleri, kafaların üzerinde mermi ıslıkları çaldığı zaman hiçbir şekilde size yardım etmeyecektir. O esnada yardım edecek yegâne şey, Allah’a olan güçlü ve sarsılmaz bir imandır. Bu yolda nefsini hazırlamanın en temel unsurlarından biri, selef-i salihînin uygulamalarıdır. Geleceğin mücahidi, Rasulullah(s.a.v.)’ın ashabının bu yoldaki cesaret ve fedâkarlıklarını öğrenerek Allah’ın rızası ve onun dininin yücelmesi hususunda daha fazla özveri sarf edecektir.

3) Fizikî olarak hazır olmak. Cihadda vucüt geliştirmeciler,atletler vb.ihtiyaç yoktur fakat orada sırtında ağır bir yük ile hızlı koşacak, yüksekten atlayacak ve uzun mesafeleri yürüyecek mücane ihtiyaç vardır.Neyse ki kardeşim; cihad, bugünden alıştırmaya başlayabileceğin belirli bir fiziksel uygunluk gerektirir. Unutma ki; senin bu yoldaki gayretin de, Allah’ın izniyle O’na ibadetini daha iyi gerçekleştirme niyetiyle olduğu için ibadetten sayılır. Bu faaliyet sana uzun bir süreç gerektirmeyecektir. Belirli bir fizikî seviyeye gelmek, birkaç ayı geçmeyecektir.Fakat bu alıştırmaları, zamanla hafiften ağıra doğru artırmadıkça sana fazla bir faydası olmayacaktır.

4) Cihad beldesine gelmek bir son değil, aksine bu yolun başlangıcıdır. Allah yolunun savaşçısı bilmelidir ki; onun hayatı, cihad toprağına varmasıyla son bulmuyor. Aksine uzun ve zorlu bir yolun başlangıcıdır. Cihad, dün başlamadı ve yarın da bitmiyor. Bu yüzden mücahid, Allah ona 2 güzellikten birini nasip edene kadar Allah’ın askerlerinin safında kalmaya hazırlıklı olmalıdır: Zafer ya da O’nun yolunda şehâdet… Bu gerçekten de önemli bir noktadır ki; pek çok kardeş, cihad toprağına adım attığında farklı bir dünyaya geçeceğini zannediyor. İşte bu anlayış, sonradan birçok kardeşin cihadı bırakarak bu yolu terk etmelerine sebep olmuştur. Onlar, bu yolun uzun ve zorluklarla kaplı olduğu gerçeğini kavrayamamışlardı. Gerçekten cihada gelen kimse bilmelidir ki, çatışmalar sık sık olmayabilir. Bazen birkaç ayda bir de meydana gelebilir. Ve bir mücahidin önceden, buradaki boş zamanını nasıl geçireceğini düşünmesi gereklidir. Bu zamanı faydalı şekilde geçirme yollarından bazıları; mücahidlerin haberlerini ümmete ulaştıran medya çalışmaları, kardeşleri cihada teşvik eden davet çalışmaları ve malını bu yolda feda etmek isteyenler için infak kampanyaları olarak sayılabilir. Ne yazık ki bazı kardeşler, Allah yolundaki bu işlerin önemini yeterince kavramıyor ve o zaman, Allah’ın dinine ve cihada dille yapılan destek eksik kalmış oluyor.

5) Liderlere ve emirlere itaat etmek. Bazı kardeşlerin çoğu zaman unuttuğu gibi bu durum yalnızca kötü sonuçlara yol açmakla kalmaz, ayn zamanda büyük bir günahtır. Cihadda inatçılığa, başıbozukluğa ve ferdiyetçiliğe yer yoktur. Emirine itaat etmeyecek kimse için evinde oturup ailesiyle kalması ve şerrinden Müslümanları emin kılması daha evladır. Uhud Savaşı’nda Allah, Müslümanlara emre itaatsizliğin nelere mal olacağını göstermiştir.

6) Mücahidler de insandır. Onlar da sevinir, üzülür, kızar, hastalanır, üşür ve yorulur. Bu yüzden mücahidlerin saflarına katılmak için yola çıkan kimse, hayal dünyasını bırakmak ve bir “melekler kampı”na gitmediğini bilmek zorundadır. Elbette mücahid, İslâm ahlâkının örneği olmalıdır. Cihad topraklarına giden kardeşim; bil ki, sen de hem mücahid kardeşlerle hem de yerel halkla olan ilişkilerinde böyle olmak zorundasın. Fakat unutma ki, tüm mücahidlerde bunu bulamayabilirsin. Bu nedenle mücahidlere karşı mütevazi olun ve onların tarafından günahsızlık beklentisinde olmayın. Aksi takdirde bu, Allah muhafaza hayal kırıklığı ve cihadı terk etmeye sebebiyet verebilir.

7) Her zaman göz önünde olacaksın. O yüzden İslâm’ın güzel ahlâkını üzerinde taşımalısın. İnsanlar için İslâm’ın bir örneği olacağını sakın unutma! İnsanlar, sendeki bazı hatalar sebebiyle seni değil İslâm’ı yargılayacaklardır. Birisi sana karşı ahlaksızca davransa bile sen yine de söz ve davranışlarınızda dikkatli ol! Hatta cihada çıkmadan evvel bu eksikliklerini tespit edip onları düzeltmeye çalışmalısın. Kafirlerin yıllardır Müslümanların akıllarında ve kalplerinde dinlerine olan bağlılıklarını zayıflatmak için yaptıkları çabalar gizli değildir. Pek çok Müslüman,  demokrasi ve benzeri gibi İslam akidesiyle çelişen şeylerin mâhiyetinden haberdar dahi olmayabilir. Allah seni bu beldelerdeki Müslümanları tekfir etmekten sakındırsın! Allah düşmanlarının Müslümanların zihinlerine bu tür sapkınlıkları yerleştirmek için yaptıklarını hatırla ve toleranslı ol! Küfür ve şirkten daha büyük günah yoktur. Fakat bizim cihadımız, sigara içenler ve hatalı örtünen kadınlara karşı değildir. Yine cihadımız, devrim sembolü taşıyan bayraklara karşı da değildir. Bu yüzden bağışlayıcı olun ve meseleleri mümkün olduğunca yumuşak bir üslupla açıklayın.

8) Sabır, sebat ve hazırlık. Allah düşmanları, gece gündüz plan yapıyor ve İslâm’ı ve müntesiplerini aşağılamak için yollar arıyor. Onlar, hazırlık ve ordularını donatmak için milyar dolarlar harcıyor. O halde bu müşriklerin sabır, sebat ve hazırlıkta sizi geride bırakmalarına izin vermeyin! Unutmayın ki bizim ölülerimiz cennete, onlarınki ise cehennemdedir.

9) Hak yolda giden temiz bir sancak ve salih bir grubu seçmek. Bugün tüm sancaklar, temiz değildir. Ve her temiz sancağın altındaki grup da salih ve sadık değil. Bir Müslüman, hataen dahi olsa bu sancakların arkasına takılmamalıdır. Mücahid, temiz bir sancağı seçip yalnız Allah’ın kelimesini yüceltmek için savaşan ve Müslüman kanı akıtmaktan sakınan salih bir gruba katılmalıdır. Ebû Musa (r.a.)’nın rivayetine göre; bir bedevî Rasulullah (s.a.s.)’a geldi ve şöyle sordu:

“Ey Allah’ın Resulü! Kimisi şöhret için savaşır, kimisi gösteriş için, kimisi de ganimet için…”

Hadisin Sahiheyn (Buhârî ve Müslim)’de geçen bir diğer versiyonunda bedevî şöyle demiştir:

“…kimisi gururu için savaşır, kimisi asabiyyeti için…”

Bir üçüncü rivayette ise şöyle demiştir:

“… kimisi intikâmı için savaşır. Öyleyse hangisi Allah yolundadır?”

Bunun üzerine Allah Resulü (s.a.v.) şöyle demiştir:

“Kim ki Allah’ın adının en yüce olması için savaşırsa işte O, Allah yolundadır.” (Buhârî ve Müslim)

10) Bugünkü cihad, tüm İslam milletinin cihadıdır. Bu cihad, dünün cihadına benzememektedir. Bu çarpışma artık, kafirlerin ve münafıkların yönlendirdiği cahil Müslümanların da desteklediği bir “vatan savaşı”, “Devletin savunulması” ve hatta “Müslümanın Müslümanı öldürdüğü bir savaş” da değil. Aksine bu savaş, İslam ve küfür milleti arasında çok yönlü bir savaştır. Ümmetin faydası için eğitim gibi bahanelerle cihadı ertelemek caiz değildir. Ümmete fayda sağlamak amacıyla doktor, mühendis olanlardan kaç tanesi yalnızca dünya hayatı ve “kariyer”ine saplanıp kaldı?! Bu nedenle ey kardeşim, onu(Allah yolunda cihad) bir kenara koyma! Allah yolunda cihada çıkmaya niyetlenen kimse, hiçbir ödülün Allah katındakinden daha büyük olamayacağını bilmelidir.

Allah’ın izniyle sizler için kaleme aldığımız 10 nasihat ve hatırlatma bunlardır, değerli kardeşlerim. Yüce Allah’tan; bu nasihatlerin yazarını, okuyanlarını ve okunması için yayılmasına çaba sarf edenleri mükâfatlandırmasını niyâz ederim. “Hayra ulaştıran da onu işleyen gibidir” (Müslim)

(Yazarın bu makaleyi, Allah düşmanlarının bombardımanları altında yazdığını hatırlayalım. Allah’tan, Onun bu amelini kabul etmesini dileriz)

Şeyh Atiyyetullah el-Mağribî

Kaynak: Hidayet Media

Yazının orjinali: justpaste.it/oaqafat 

VD

BU HABERLER DE VAR!

Küresel İslami Direniş Birliklerinin Çalışma Disiplini

Ebu Mus’ab El Suri 2005 yılında Ravalpindi’de Pakistan askerleri tarafından tutuklanmış bazı kaynaklara göre burada …

Malcolm X Kimdir?

Gerçek ismi Malcolm Little olup, 1925 yılında ABD’nin Nebraska eyaletinin Omaha kentinde doğdu. Babası Earl …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir