Pazar, 22 Ekim 2017

Medyacı Müslüman’ın En Önemli Vasıfları

medyacimuslumnanlar

Birincisi: Eminlik ve doğruluk:

Allahu teala şöyle buyuruyor: “Ey iman edenler, Allah’tan korkun ve sadıklarla birlikte olun.” Yani niyet, söz ve amellerinizde doğru olun. Sahihayn’de Abdullah b. Mesud’dan (radıyallahu anh) rivayet olunduğuna göre: “Kuşkusuz doğruluk iyiliktir, iyilik ise cennete götürür” buyrulur.

Allah’ın gönderdiği tüm resul ve nebilerin sloganı ve insanlara elçilikleri, doğruluktu. Kureyş Resulullah’ı (sallallahu aleyhi ve sellem) bi’setinden önce bile, sadık ve emin olarak nitelemekteydi. Kâfirler doğruluğunun önemini idrak etmeye başlamışlardır. Yahudi liderlerinden birisi kendi medyalarından bahsederken şunları söyler: “Her şeyde insanlara doğru söyledik, öyle ki artık yalan söylediğimizde bile bizi tasdik eder oldular.” Bizler diyoruz ki: Müslümanlara karşı yalandan Allah’a sığınırız. Sakın bir Müslümana karşı yalan söylemeye yanaşmayın. Kuşkusuz bu, ahirette hüsran dünyada ise başarısızlıktır.

İkincisi: Adalet ve adil olma:

Adaletli Müslüman, şahitliğine halel getirecek töhmetlerden beri olan kimsedir. Güzel yaşantı ve iç âleminin doğruluğu, Müslüman medyacının en önemli sıfatlarındandır. Fasık ve facir, ne adaletlidir nede bu makama ehildir. Özelliklede haberlerin nakledilmesi ve sözlerin tercümesinde.

Yine sizleri, -düşmanlarınıza karşı bile olsa- adaletli olmaya çağırıyorum. Allahu teala şöyle buyuruyor: “Bir topluluğa olan kininiz, sakın sizi haddi aşmaya sürüklemesin. Adaletli olun, zira bu takvaya en yakın olandır.” İbn Kesir (rahimehullah) şöyle der: Bir topluluğa olan buğzunuz, sizi onlara karşı adaletsizliğe sürüklemesin. Bilakis ister dost ister düşman olsun herkes hakkında adaleti kullanın.” Taberi (rahimehullah) şöyle der: “Bir topluluğa olan düşmanlığınız, onlar hakkında hükmünüzde ve onlarla yaşantınızda sizi adaletsizliğe sürüklemesin.”

Bundan dolayı Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem), Bezzar’ın sahih rivayetinde, Bedir günü savaştan önce düşmanı Utbe b. Rebia hakkında şöyle buyurmuştur: “Eğer topluluk arasında birisinde hayır varsa, bu, kırmızı deve sahibindedir. Eğer ona itaat ederlerse kurtulurlar.” Utbe onlara savaşmayıp dönmelerini söylüyordu.

Üçüncüsü: Güzel hitap ve konuşma adabı:

Müslümanlara karşı yumuşak ve hoş kelimelerle konuşulmalıdır. Allahu teala şöyle buyuruyor:“Allah’ın nasıl misal verdiğini görmedin mi? Güzel kelime, güzel bir ağaç gibidir.” İbn Kayyim (rahimehullah) şöyle der: “Çünkü güzel kelime, salih ameli doğurur. Güzel ağaç ise, faydalı meyve verir.” Musned’de Ebu Hureyre’den (radiyallahu anh) rivayet olunduğuna göre Nebi (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmaktadır: “Güzel söz sadakadır.”

Resullerin edebi ile edeplenmemiz bizim için en layık olandır. Allahu teala şöyle buyuruyor:“Sen af (veya kolaylık) yolunu benimse, (İslam’a) uygun olanı (örfü) emret ve cahillerden yüz çevir.” Yine Allahu teala şöyle buyurmaktadır: “Sen en güzel olanla uzaklaştır. Birde bakarsın ki seninle aranda düşmanlık olan sıcak bir dost oluvermiştir.” İbn Abbas’tan (radıyallahu anh) rivayet olunduğuna göre şöyle der: Allah müminlere kızgınlık anında sabrı, cahillikte yumuşaklığı, kötülük anında ise affı emretmiştir. Bunu yaptıklarında Allah onları şeytandan koruyacak ve adeta yakın bir dostmuşçasına düşmanlarını onlara boyun eğdirecektir.”

Muharip kâfire karşı konuşma ise, edep ve insafla, hitapta kötü sözlerden kaçınma ile olmalıdır. Sahih’te İbn Abbas’tan (radıyallahu anh) rivayet olunduğuna göre şöyle der: “Nebi (sallallahu aleyhi ve sellem) söven, açık saçık konuşan ve lanet eden birisi değildi.” Yine Sahih’te Aişe’ye (radıyallahu anha) şöyle buyurduğu rivayet edilir: “Beni ne zaman açık saçık konuşurken gördün?” Taberi şöyle der: Hadisteki fahiş kelimesi, kötü dilli demektir.” İbn Battal şöyle der: Araplara göre fuhşun aslı, çirkin bulunacak şekilde haddini ve sınırını aşan her şeydir.”

Son olarak:

Size, Allah’tan korkmanızı tavsiye ederim. Zira bu en hayırlı azıktır. Allahu teala şöyle buyuruyor:“Azıklanın, kuşkusuz azıkların en hayırlısı takvadır.” Sahih’te; İbn Ömer’den (radıyallahu anh) naklolunduğuna göre şöyle der: “Kalbinde şüpheli olan şeyleri terk etmediği sürece kul takvanın hakikatine ulaşamaz.”

Bu alanda çalışan kardeşlerimin çektikleri sıkıntıları fark etmekteyim. Özelliklede internet ve uydu alanlarında çalışanların.

Alıntıdır

BU HABERLER DE VAR!

Küresel İslami Direniş Birliklerinin Çalışma Disiplini

Ebu Mus’ab El Suri 2005 yılında Ravalpindi’de Pakistan askerleri tarafından tutuklanmış bazı kaynaklara göre burada …

El Kaide Liderliğine Göre Halkların Hükmü ve Savaşta Kimlerle Beraber Hareket Edileceği Görüşü

  Mart 2011’de barışçıl gösterilerle başlayarak daha sonra iç savaşa evrilen Suriye devriminde Sünni Muhaliflerin …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Selsebil Medya

Yeni içeriklere daha çabuk ulaşmak için Telegram kanalımızı takip edebilirsiniz.

KANALA KATIL
KAPAT