Perşembe, 27 Temmuz 2017

Meleklere İman Ne demektir?

h38_21246163

İnsanın meleklere inanması demek, önünde şeytan ve meleklerin sunduğu seçeneklere dolu ruhî bir hayat olduğunu, meleklerin telkin ve teşviklerine göre hareket edip mevcut yeteneklerini bu yönde yükseltmesi gerektiğini kabul etmesi, Allah’ın görevlendirdiği meleklerin kendisini daima gözetlediğini ve yaptıklarını kaydettiklerini unutmaması demektir.

 

‘’Onu (insanı), önünde ve ardından izleyiciler vardır. Onu Allâh’ın emrinden (kazalarından, belalarından ve musibetlerinden) korurlar.’’ [1]

 

Gerçekten de insan, risklerle be tehlikelerle dolu bir dünyada yaşanmaktadır. Bunlara, ayrıca kötülüklerin karşılığı olarak Allah’tan her an gelebilecek intikam darbelerinin ihtimallerini de ekleyecek olursak, onun, yaşadığı yıllar boyu ne büyük bir mânevî koruma katında bulunduğu kestirebiliriz.

 

Ancak bu kadarıyla bile Rabbimizin bizi ne çetin bir sınavdan geçirdiğini, bizzat hayatımıza karşı yaratmış bulunduğu tehlikelerin bile gelip o bizi bulmasına melekleri engel yaparak bu sınavda bize nasıl süre tanıdığını bu âyetlerden ibretle öğreniyoruz. Doğrusu bu bize bir îlâhî lütuf ve bir müjde olsa gerektir. Dolayısıyla insanın, bu harika nöbetçilerini her zaman hatırlayarak özellikle kuytu köşelerde, zifiri karanlıklarda ve tehlikelerle burun buruna olduğu anlarda onların kendisini korumaya devam etmeleri için Allah’a dilekte bulunması, Allah’ın izniyle belaların bertaraf olmasına bir vesile oluşturabilir. Bu, aynı zamanda insanın, Rabbiyle olan irtibatının güçlüğünü ve sürekliliğini kanıtlamış olur. Kur’an’da ‘’Kesinlikle üzerinizde koruyucular vardır. Onlar değerli yazıcılardır. Yaptığınız her şeyi bilirler.’’[2] diye kendilerinden söz edilen melekler vardır ki, bunlar söylediğimiz her sözü yazarlar. Dolayısıyla insanoğlunun havada kaybolup giden tek kelimesi bile yoktur.

 

Evren öyle kesin bir disiplin içindedir ki, bu disiplinin gözümüzle görebildiğimi veya daha doğrusu ilmin ve aklın kanıtlayabildiği bir cephesi vardır, bir de ilmin ve aklın asla ulaşamayacağı, açıklayıp tanımlanamayacağı diğer bir cephesi daha vardır. İşte bu görünmeyen cepheyi melekler ordusu oluşturmaktadır. Mü’min olabilmenin olmazsa olmaz şartlarında biri de bu gerçeğe inanmaktır. Dolayısıyla meleklere inanmamak, Allah’a peygamberlere, kitaplara ve âhiret gününe inanmamakla eş değerdedir.

 

Meleklere inana bir Müslüman, meleklerin kendisini takip ettiğini, gözetlediğini, iyilik ve kötülüklerinin yazıldığını bilir. Ve bu bilinçle davranışlarına çeki düzen verir. Böylece, meleklere olan inancımız bizi kötülük ve günah yapmaktan vazgeçirir.

 

Ahmed Kalkan

[1] Rad 11

[2] İnfitar 10-12

BU HABERLER DE VAR!

Fitneler ve Gariplerin Hali

Zeynu-d Dîn Ebi-l Ferec ibni Receb el-Hanbelî rahimehullah dedi ki:”Saptırıcı Hevâlar ve Şüpheler Fitnesine gelince; …

Yoksa Kalbin Öldü Mü?

  Bu can alıcı sorunun cevabını soracağım soruyla cevaplandıralım öncelikle; Peki, tertemiz, bozulmamış kalp nedir? …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir