Salı, 25 Temmuz 2017

Şeyh Abdullah el-Muheysini’nin Halep Hakkındaki Yorumu

Şeyh Abdullah el Muheysini’nin Halep hakkındaki yorumu:

vlcsnap-2015-12-04-20h24m14s467

“Bugün Halep’te ve Şam’da olanlardan kim sorumludur?”

Bu geniş kapsamlı bir sorudur ama ben uzaklara gidip Arap hükkamlarına veya filana ve filana seslenmeyeceğim. Çünkü dedikleri gibi, ölüyü tekmelemek yasaktır.

Ayrıca, ilk sorumlu olanlar aramızda iken, neden uzaklara gidelim ki? Evet, bizim aramızda! Halep’teki olanlardan biz ve emirlerimiz sorumluyuz. Şimdi bazılari “bu nasıl olur” diye sorabilir.

Liderlere gelince; diyorum ki, onlardan bazıları koltuklarına oturmuş ve malesef makamlarına yapışmışlar; Allah’ın rahmet ettikleri müstesna. Bize gelince, onların bölünmesine sessiz kaldığımızdan ve bu hakikati kabul ettiğmizden dolayı sorumluyuz

Bir mücahid bana geldi ve şöyle dedi: “Ya Şeyh, biz kuşatmayı kaldıramadık çünkü aramızda sigara içenler vardı.” Ona dedim ki: “Senin söylediğin günahtan bin kat daha kötü olan bir günahı söyleyeyim mi sana?” O da “Tabiki” dedi. Ben de ona dedim: “Eger bölünmüş olarak kalmaya devam edersek bunun başarısızlık ile sonuçlanacağını Allah bize bildirdi ve altı seneden fazla bir sürece içinde hala Allah’in birleşme emrine uymadığımız için ahirette cezasını çekeriz. Allah bizim için son tarihi belirlemiştir ama biz onu önemsemiyoruz.

Bugün sahada olanlar büyük günahlardan biridir: bölünmedir. Kendilerine apaçık deliller geldikten sonra anlaşmazlığa düşüp deparçalanmalar gibi olmayın. Onlar icin büyük bir azap vardır.” (Al-i Imran:105)

Emirler askerlerin karşısında bölünmelerini haklı kıldılar ve böylece askerleri de seslerini çıkarmadılar  ve diğer kardeşleri kınamaya başladılar. Hakimler ise hayali mefaatler yüzünden sustular, ta ki gerçek yıkıcı zararı tadana kadar. Bana birleşmeyi kim bozdu diye sormayın, çünkü bunu defalarca açıkladım. Emirliğe yapışmış olan taraflar yüzünden birleşme başarısız oldu ve onlar hiç bir temele ve prensibe dayanmayan hayali menfaatleri yüzünden (makamlarından) aşağıya inemediler.  Allah bize zaferi vaad etti lakin bunun için bizim birleşmemizi şart koştu; biz ise ısrarla anlasmazlığa düşüp bölünmeye devam ediyoruz.

Burada dikkat edilmesi gereken bir durumdan bahsedeceğim. İlk kuşatmanın kaldırılmasından önce askeri liderler ile birleşme hakkında konuşmuştum ve şehid Ebu Ömer Sarakib dedi ki “Haydi, simdi Allah’ın huzurunda birleseceğimize dair yemin edelim.” Ardından bunun için (yani birleşmek için) çaba göstereceğimize dair anlaştık ve Allah bize sadece 4 gün içinde zafer nasib etti. Birleşmenin gecikmesinin ardından Halep tekrar kuşatıldı. Liderler ile toplandığımızda biz anlaşmazlığa düşerken topçu okulumuzun düşmesi ile Allah bize bir ders verdi ve ben de onlara şöyle dedim:”Bu ders sizin için yeterli değil mi?”

Kuşatmayı kaldırmak için ikinci bir savaşa giriştik lakin Allah bize başarı nasib etmedi. Sebebi ise kısaca şudur: Liderlerin bölünmesi, bizim ve diğer serilerin ve tabi olanların buna sessiz kalmasıdır.

Nereye kadar, ey liderler? Vallahi sizin bölünmeniz yüzünden sokakta kalan mazlum ve zayıf halkın size beddua ettiklerini bile duydum. Ne zamana kadar bölünmeye devam edeceksiniz ey liderler? Halep düşene kadar ve Şam boşaltılana kadar mı? Bunlar olduktan sonra sizin birleşmenizi de artık istemeyiz çünkü çok geç olacak. Ama Allah’a nasıl hesap vereceğinizi düşünün artık!

Sahadaki kardeşlerime, başımın tacı ilim talebelerine diyorum ki: Vallahi siz benden daha iyisiniz ama bu günaha daha ne kadar sessiz kalacağiz? Bizim yerimiz neresidir, bizim onurumuz yok mu? Bizim kadılar olarak tek işimiz askerlere savas ganimetinden haksız yere mal almanın haram olduğunu anlatmak mi ya da ahlaksız davranışları yasaklamak mı? Kim bizi kısıtlıyor? Bu sahalar omuzlarımıza yüklenmiş bir emanettir. Sahaların krallının karşısına çıkıpta “Ümmeti Muhammed için Allah’tan korkun!” diyenler nerede? Bunu fitne olarak nitelendirmek yerine onlara geri adım atmalarını söyleyin! Vallahi asıl fitne mücahidlerin kanlarının boşa harcanmasıdır sahaların düşmesidir ve geriye kalanların hapse atılmasıdır. Biz mücahidler buraya kanlarımızın boşuna akıtılması için gelmedik!

 

Şeyh Abdullah Muhaysini (Allah onu korusun)

@mhammadbbd

Ingilizceye çeviren: al maqalaat

Turkçeye çeviren : Bir Müslüman.

Düzenleme: Selsebil Medya

BU HABERLER DE VAR!

Küresel İslami Direniş Birliklerinin Çalışma Disiplini

Ebu Mus’ab El Suri 2005 yılında Ravalpindi’de Pakistan askerleri tarafından tutuklanmış bazı kaynaklara göre burada …

Malcolm X Kimdir?

Gerçek ismi Malcolm Little olup, 1925 yılında ABD’nin Nebraska eyaletinin Omaha kentinde doğdu. Babası Earl …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir