Cuma, 20 Ekim 2017

Şeyh Eymen Zevahiri Kimdir?

 

Küresel cihadın akıl hocası ve emiri olan Şeyh Eymen El Zevahiri, hayatı zindanlarda ve cihad meydanlarında geçmiş ilim ehli bir liderdir.

Tam adı Eymen bin Muhammed Rabi El Zevahiri olan El Kaide lideri, 19 Haziran 1951’de Mısır’da doğdu. Anne ve babası modern Mısır’ın önemli üyelerinden kabul edilen Eymen El Zevahiri’nin babası Prof. Dr. Muhammed Rabi,  Ayn-uş Şems Üniversitesi Tıp Fakültesi Eczacılık Bölümü’nde hocaydı.  Doktor Eymen’in dedesi Şeyh Muhammed el-Ahmedi ez-Zevahiri, Ezher’de şeyhlik makamına ulaşmıştır. Diğer dedesi de Kahire Üniversitesi rektörlüğü ve İslamabad, Riyad ve Sana Büyükelçilikleri yapan Abdulvahab Azem’dir.

Doktor Eymen’in ailesi arasında çok sayıda Ezher âlimi bulunmaktadır. Aynı şekilde Doktor Eymen’in amcaları, halaları ve onların çocuklarından Mısır’da ünlü olan çok sayıda doktor ve üniversite hocası vardır. Eymen El Zevahiri’nin onkoloji profesörü ikiz kız kardeşinin yanı sıra, iki erkek kardeşi bulunuyor. Zevahiri ailesi Mısır’daki en kültürlü ve meşhur ailelerden biri olarak değerlendirilmektedir.

Eymen El Zevahiri üstün başarı ile lise dönemini geçtikten sonra Kahire Üniversitesi Tıp Fakültesi’ne girdi. Sonrasında tıp fakültesinden mezun oldu ve ardından 1978 yılında genel cerrahi üzerine çok iyi derecesi ile mastır diploması almaya hak kazandı. Daha sonra Doktora’ya müracaat edecekken olayların ona zaman tanımaması üzerine ülkeyi terke mecbur kaldı.

Şeyh Zevahiri, gençlik yıllarından itibaren İslami hareketin içinde olup daima aktif mücadele çabasında olmuştur. Zevahiri 1970’li yılların sonuna doğru Mısır’da şekillenmekte olan İslami Cihad’ın içinde yer aldı ve örgütün liderliğine yükseldi.

Şeyh (Allah onu korusun) İslami çalışmaları hızlandırarak, Allah’ın şeriatının hâkim ve güçlü olması için çalışmaya başladı. Dava kardeşleri ile beraber İslami yönetimin kurulması, İslam’a düşman ve ümmetin düşmanlarına dost olan sistemin kökünden sökülüp atılması için çalışan bir cemaati meydana getirdiler.

Bu yıllarda Doktor Zevahiri’nin hedefi Mısır’daki cihadi çalışma için güvenli bir üs bulmaktı. Mısır’da Müslümanlara baskı artmış, zindanlar Müslümanlarla dolup taşmıştı. Bir müddet sonra Şeyh Eymen iki doktor arkadaşı ile beraber Pakistan’ın Peşaver şehrine yolculuk yaptı. Bu üç kişi Afgan muhacirlere yardım için oraya giden Arapların ilkleriydi. 1981 yılında Mısır’a dönüşünün ardından Mısır Devlet Başkanı Enver Sedat suikastının peşi sıra Şeyh Zevahiri de tutuklandı ve üç sene hapiste kaldı. Hapiste kaldığı sürede ağır işkenceler görse de tağutların hizmetçilerine istedikleri ifadeleri vermeyi reddetti. Zindanı İslami hareket için Medrese-i Yusufiye’ye çeviren Şeyh Zevahiri, 1984 sonlarında Yüce Allah’ın lütfuyla esaretten kurtuldu.

Doktor Eymen El Zevahiri rejime itaat etmeyerek cihadi cemaat çalışmasını sürdürme kararı aldı. Bunun için önünde iki seçenek vardı. Mısır’da kalmaya devam edip gizli faaliyette bulunsa, onu durdurmak için rejim birçok Müslümanı tutuklayıp işkence yapacaktı. Daha güçlü bir cihadi cemaat altyapısı kurmak için hicret etmeye karar verdi ve Şeyh Zevahiri Mısır’ı 1985 ortalarında Hac’ca gitmek vesilesi ile terk etti. Arabistan’a geçen Doktor Zevahiri, oradaki hastanelerden birinde çalıştı.

45Harameyn topraklarında yaklaşık bir yıl kaldıktan sonra Pakistan’a yolculuk yaptı. Pakistan’a geldiğinde Afgan muhacirlerinin tedavisinde cerrah olarak çalıştı. Daha sonraki aşamalarda ise savaşın ön hatlarında mesleğini icra etmek için Afganistan içlerine girdi ve oradaki saha hastanelerinde çalıştı.

1992 yılında Şeyh Eymen El Zevahiri Sudan’a taşındı. 1996 yılı baharından itibaren Amerika’nın yönettiği ve ona teslim olmuş rejimlerin uygulamaya koyduğu, genel olarak Arap mücahitler aleyhine olan yeni bir takip ve kovalamaca dalgası başladı. Şeyh cihadi yapılanmaya devam etmek için Çeçenistan’a yolculuk yapmaya karar verdi. Çeçenistan’a giden yol Şeyh’in kaçak olarak girdiği Dağıstan’dan da geçiyordu. Dağıstan’da Derbent şehrinde yolda iken Şeyh ve arkadaşları Rusya’nın bir parçası sayılan Dağıstan’a vizesiz girmek suçundan tutuklandılar. Rusya Şeyh Zevahiri ve arkadaşlarının önemini anlayamadı ve sadece vizesiz girme suçundan 6 ay hapis yattıktan sonra serbest kaldılar.

Doktor Eymen’in esaretinin çözülmesi ve Azerbaycan’a dönmesinin ardından, Yemen’e geçip orada İslami faaliyetlerine devam etmeye karar verdi. Birçok yerde kendisiyle iletişime geçmiş olan Şeyh Usame bin Ladin ise onu Afganistan’a davet etti. Zevahiri Yemen’e geçmekte kararlıydı fakat Usame bin Ladin’in ısrarlı daveti üzerine iki haftalığına Afganistan’a gitme kararı aldı. İslami Cihad’ın kadrosu ile birlikte Afganistan’a geçen Şeyh Eymen El Zevahiri, Celalabad’da El Kaide ile ortak çalışmalara başladı. 1998’de Şeyh Usame bin Ladin ve Şeyh Zevahiri, El Kaide’nin stratejisini şekillendiren bir toplantı düzenlediler.

El Kaide’nin lideri Usame bin Ladin, El Cihad’ın lideri Eymen El Zevahiri’ye “Yahudi ve Haçlılarla Cihad İçin Küresel İslami Cephe” adı altında birleşme teklif etti. Bu görüşmeler sonucunda ümmetin maslahatı için vahdet kararı alındı. Şeyh Eymen El Zevahiri, El Kaide lideri Şeyh Usame bin Ladin’e biat ederek İslami Cihad Örgütü ile El-Kaide’yi resmen birleştirdi. Bu birleşmeden sonra Şeyh Zevahiri El Kaide’de üst düzey yönetici ve Şura Konseyi üyesi olarak yer almaya başladı. Şeyh Zevahiri, aynı zamanda El Kaide’nin operasyon ve strateji komutanı oldu.

İki güçlü cihadi yapılanma vahdeti gerçekleştirmek, safları sıklaştırmak için ortak hareket etme kararı almıştı. Yahudi ve Haçlılarla Cihad İçin Küresel İslami Cephe farklı cemaatlerin koalisyonundan oluşan kendine ait hedefleri bulunan bir yapıydı.

22 Şubat 1998’de Cephe ilk fetvasını yayınladı. Fetvada Müslümanlara karşı işledikleri suçlardan el çekene kadar Amerika’yla savaşılması çağrısı yapılıyordu.

Şeyh Zevahiri, İslami çalışmada birliğin önemli ve zaruri olduğunu, saf akide üzerinde toplanmış mücahidlerin birleşmesinden başka bir yol olmadığını düşünüyordu. 2000 yılında Kaide ve Cihad cemaatleri tam olarak kaynaştı, birleşti ve yeni bir cemaat oluştu. Bu yeni cemaat Tanzimul Kaidetu’l Cihad adıyla ilan edildi.

Tarihi değiştiren 11 Eylül Manhattan saldırılarından sonra, Kaidetu’l Cihad’ın ikinci adamı olması sebebiyle Usame bin Ladin’le birlikte Eymen El Zevahiri dünyanın en çok aranan kişisi oldu. Amerika’nın kibrini ayaklar altına alan bu darbenin üzerine Amerika ve müttefikleri El Kaide’yi bitirmek için Afganistan’ı işgale kalktı. Şeyh Usame ve Şeyh Zevahiri’nin de bulunduğu 300 mücahid, Amerikan ordusu ve yerli işbirlikçileri tarafından Tora Bora dağlarında kuşatılsa da, şiddetli çatışmalar sonucunda kuşatmayı yarıp çıkmayı başardılar.

 

Şeyh Eymen El Zevahiri’nin Kahire Üniversitesi felsefe bölümünden mezun olan eşi ve 4 çocuğundan ikisi 2001 yılında Afganistan’ın Tora Bora Dağlarına ABD’nin yaptığı bombardımanda şehid düştü. Amerikan saldırılarında El Kaide ilk etapta darbe yese de kısa sürede toparlanıp kendini yenilemeyi bildi. 11 Eylül saldırısı ile Amerika’yı daha aktif savaşa sokmaya mecbur bırakan El Kaide, Haçlılar ve işbirlikçileri ile savaşı İslam dünyasının farklı cephelerine yaymayı başararak ümmeti kitlesel olarak kıyama kalkmasını sağladı ve direnişi örgütledi.

Şeyh Eymen El Zevahiri, El Kaide’nin akıl hocası ve Usame bin Ladin’in sağ kolu olarak adlandırıldı. Usame bin Ladin’in 2 Mayıs 2011’de Pakistan’da ABD Özel Kuvvetleri ile girdiği çatışmada şehid (inşallah) düşmesinden sonra örgütün iki numaralı ismi Şeyh Eymen El Zevahiri, El Kaide’nin yeni lideri seçildi.

Günümüzde Şeyh Zevahiri’nin Emiri olduğu Tanzimul Kaidetul Cihad’ın 68 ülkede faaliyette bulunduğu tahmin edilmektedir. Küresel cihadın lokomotifi olan El Kaide’nin İslam dünyasını Fas’tan Doğu Türkistan’a, Afrika’nın çöllerinden Kafkasya’ya kadar etkilediği ortadadır. El Kaide’nin şurası ve Emiri Şeyh Eymen El Zevahiri Afganistan’da NATO ile savaşta Taliban’la beraber aktif rol oynasa da, El Kaide’nin asıl gücü diğer cephelerdeki kollarındadır. Somali ve Yemen cephelerinde El Kaide birçok şehri ele geçirerek şeriat nizamını bilfiil uygulamaktadır. Bunun yanında Hint Yarımadası El Kaidesi, Afrika’da birkaç ülkeyi kapsayan İslami Mağrib El Kaidesi, Suriye’de Nusret Cephesi de bizzat Şeyh Zevahiri’ye biatlıdır. Bunun yanı sıra birçok ülkede faaliyet gösteren cihadi cemaatler de Şeyh Zevahiri’ye bağlı olarak çalışmakla birlikte, savaş stratejisi gereği bunu açıktan dillendirmemektedir. Tüm bu orduların başında olan Şeyh Zevahiri, Küresel Cihadın başkomutanı olması sebebiyle şu an hala Amerika’nın en çok arananlar listesinde bir numaradır ve şu an Amerika’nın başına koyduğu ödül olan 25 milyon dolar da şu anki en yüksek rakamdır.

Şeyh Eymen el-Zevahiri, çok sayıda makalesi ve sesli vaazı bulunmasının yanı sıra, ondan fazla da kitabın yazarıdır. Şeyh El Zevahiri Arapça, İngilizce ve Fransızca bilmektedir.

“Doktor”, “Hoca”, “Usta” lakaplarıyla da tanınan Eymen El Zevahiri, 21. yüzyılın İslam tarihine Şeyh Usame bin Ladin’le birlikte damgasını vurmuş büyük bir şahsiyettir. Ümmetin işgalci Haçlılar ve Yahudiler ile yerli işbirlikçilerine karşı direnişe geçtiği günümüzde İslam dünyasında cihadın daha da genişlemesiyle birlikte El Kaide’nin gücü de artmakta. Bu hareketin başındaki Şeyh Zevahiri bir lider, bir komutan, bir âlim, bir fikir adamı olarak tüm dünyayı etkilemeye devam edecektir.

Yazan: Mirac Karaaslan/www.kureselanaliz.com

BU HABERLER DE VAR!

“Aziz Şehidin Ardından – Kuteybe Turki”

Şam sahasından Al Kuvvah, ABD saldırısında Ekim 2016’da şehid olan komutan Kuteybe Turki hakkındaki şahidliğini …

Tahriru’ş Şam lideri ‘Ebu Cabir’ kimdir?

  Haşim Eş-Şeyh, 1968 yılında Halep-Meskene’de doğdu. Halep Üniversitesi Makine Mühendisliği fakültesinden mezun oldu. Savunma …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Selsebil Medya

Yeni içeriklere daha çabuk ulaşmak için Telegram kanalımızı takip edebilirsiniz.

KANALA KATIL
KAPAT